VEDA HUTBESİ

27 Ocak 2010



Hz. Peygamber’in, hicri 10. yılda yaptığı
Veda Haccı’nda sayıları yüz on dört bini bulan hacıya hitaben irad ettiği hutbe.
Peygamber (s.a.s) bu son hutbesinde, bundan sonra bir daha haccedemeyeceğini
bildirip vefatının yaklaştığını ima ettiği, sonraki gelen günler de onun bu
sözlerini doğruladığı için bu hacca Veda Haccı, bu hac esnasında irad ettiği
hutbeye de Veda Hutbesi adı verildi. Veda Hutbesi her ne kadar tek bir hutbe
imiş gibi kabul edilmekteyse de, gerçekte bu hutbe, Arafat ta, Mina da ve bir
gün sonra yine Mina’da olmak üzere arafe günü ile bayramın birinci ve ikinci
günlerinde parça parça irad edilmiştir (Tecrid-i Sarih, Terc. X, 396). Değişik
yer ve zamanda irada buyurulduğu için de hutbe, birçok kişi tarafından
birbirinden farh şekillerde rivâyet edilmiş; kişinin ya da grubun duyduğunu
diğerleri işitmediğinden, hutbenin tamamının biraya toplanmasında bu farklı
rivâyetlerden yararlanılmış ve daha sonraki yıllarda bu üç ayn yer ve zamanda
buyurulan hutbe tek bir hutbe olarak biraraya getirilmiştir.


Rasûlüllah’ın bu son haccından bir yıl önce
nâzil olan Tevbe sûresinde, müşriklerin pis olduğu ve bu yıldan sonra Mescid-i
Haram’a yaklaşmamaları (et-Tevbe, 9/28) emredildiği için, Veda Haccı’nda
Mekke’de sadece Müslümanlar vardı, hutbeyi de yalnızca Müslümanlar dinlemişti.

Yazının kalanını okuyun »

Kuran Allah tarafından indirilmiştir

27 Ocak 2010

Allah tarafından indirilmiştir Yazının kalanını okuyun »

FİL VAKASI (EBABİL KUŞLARI)

27 Ocak 2010

Yazının kalanını okuyun »

EBREHE’NIN KABE’YI YIKMAYA KALKISMASI

27 Ocak 2010

Yazının kalanını okuyun »

CÂHİLİYYE DÖNEMI

27 Ocak 2010

CÂHİLİYYE DÖNEMI

Yazının kalanını okuyun »

Sahabeler ve özellikleri

27 Ocak 2010
Hz. EBÛ BEKR-İ SIDDÎK: Peygamberlerden sonra insanların en üstünü
Hz. ÖMER: Adâletin timsâli ikinci büyük halîfe
Hz. OSMAN: Meleklerin bile hayâ ettiği halîfe
Hz. ALİ BİN EBÎ TÂLİB: Allahın arslanı ve Resûlullahın dâmâdı
ABDURRAHMAN BİN AVF: Cennetle müjdelenen on sahâbîden biri
EBÛ UBEYDE BİN CERRÂH: Cennetle müjdelenen ümmetin emîni
SA’D BİN EBÎ VAKKÂS: Resûlullahın okçusu
TALHÂ BİN UBEYDULLAH: İlk Müslüman olanlardan Yazının kalanını okuyun »

Allah sevgisi

27 Ocak 2010

Sevgilerin en yücesi Allah sevgisidir.  Annemizi-babamızı severiz. Çünkü onlardan ilgi ve sevgi görmüş, şefkat ve merhamet kanatları arasında büyümüşüz. Bizi büyütmede ve hayata hazırlamada hiç bir fedakarlığı esirgememişlerdir. Bunun için onları severiz.  Allah’ı niçin sevmeliyiz?  Şimdi düşünelim: bizi yaratan ve sayısız nimetler veren kimdir? Bizi akıl ve düşünce gibi üstün yeteneklerle donatan ve diğer varlıkları hizmetimize veren kimdir? Hiç şüphe yok ki, Allah Teala’dır. O halde, en çok sevgiye layık olan da O’dur. Bunun için O’nun her şeyden daha çok sevmeliyiz.  Allah’ı sevmek, O’nu bilmeye ve tanımaya bağlıdır. Çünkü insan, ancak bildiğini ve tanıdığını sever. Bunun için Yazının kalanını okuyun »

Resulullah sevgisinin önemi

27 Ocak 2010

Sual: Bir misyoner, “Siz, peygamberinizi, tanrıdan çok seviyorsunuz. Tanrının ismi anılınca hiç umursamıyorsunuz da, peygamberinizin ismi geçince hemen salevat okuyorsunuz. Bir de Allah ismi ile peygamberin ismini ayırmaz, yan yana söylersiniz. Allah aşkına şunu yap dense, yapmıyorsunuz da, peygamber aşkına dense hemen yapıyorsunuz” diyor.
Buna ne demeliydim?
CEVAP Yazının kalanını okuyun »

Merhaba dünya!

26 Ocak 2010

WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!